Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik
Dernek
DERNEĞİMİZ DERNEĞİMİZ

Takip Edin Takip Edin


YÖREMİZİN YAŞAM BİÇİMİ

GELENEK-GÖRENEKLER

1. Hasta Ziyareti

Hiçbir insan yok ki hasta olmasın ya da hastası olmasın. Herkes hastalanabilir, hatta yatalak duruma düşebilir. Tıpkı darlık çekmeden varlığın kıymetinin bilinmediği gibi hastalık çekilmeden de sağlığın değeri bilinmez. Hastalığa sağlığın zekatı olara bakılır. Allah’tan dermansız dert, yani hastalık istenmez. Gerçi bütün hastalıklara rıza gösterilir, ancak dermanı olanlar insanı rahatlatır
 
2. Asker Uğurlama
askerlik en kayda değer kutlu görevlerdendir. Yetişkin delikanlının askere gitmek için sabırsızlanmasının yanında, başta askere gidecek kişinin anne ve babası askerlik çağına gelmiş evlat yetiştirmekten büyük mutluluk duyarlar. Bu mutluluk, kendileri ay-yıldızlı bayrağın gölgesinde gönül rahatlığıyla uyurlarken, evlatlarının ecdat kanıyla sulanmış vatan topraklarında gözlerini kırpmadan nöbet tutmalarıdır. Çünkü vatan gençlere emanet edilmiştir. bu emanetin yılmaz bekçileri askerlerdir. Askerlik denilince milli ve dini duygular birleşerek bütünleşir. Asker ocağı “Peygamber ocağı” olarak tanımlanır.
 
4. Hacı Uğurlaması
Hac, İslam’ın beş şartından birisidir. Bu ibadet ekonomik durum iyi olanların üzerine farzdır. Diğer ekonomik durumu iyi olmayanların bu ibadeti yerine getirmeleri gerekmez. Genelde ekonomik durumun iyi olmasının yanında “oğlunu everip, kızını çıkarmayanlar” hacca gitmezler. Burada geride her hangi bir “takanağın” olmaması anlayışı söz konusudur .
Eskiden hacca gidecek kişinin yemek vermesi adettendir. Buna “hacı ekmeği” ya da kişi bütün komşuları bu yemeğe davet eder. Aynı zamanda yemeğin yenilmesi ile hacı adayı ile yemeğe katılanlar helalleşirler. Hacı adayıyla hiç kimsenin kırgın ya da küs olmaması gerekir. Hacı adayının evine de hediyelerle gidilerek, güle güle gitmesi, hayırlısıyla gitmesi temennisinde bulunulur. Hacca gitmek “büyük yola” gitmek olarak tanımlanır.
 

5. Dini Gelenekler

Dini gelenekleri mübarek gün ve gecelerdeki uygulamalar oluşturur. Bu kutlu gün ve geceler arasında üç aylar kandil geceleri ve bayramlar yer alır . Mübarek üç aylar insanların kendine dikkat etmeleri için bir fırsat olarak görülür. Bu üç ayların ilkini Recep, ikincisini Şaban ve üçüncüsünü Ramazan oluşturur. Recep ayı içerisinde huşu içerisinde Regaip kandili kutlanır. Aynı şekilde Miraç Kandili ise Recep ayı içerisinde kutlanır.
Ramazan’ın başlaması ile manevi haz doruk noktasına ulaşır. Çünkü tan yeri ağarırken başlayan açlık akşam ezanına kadar sürer. İslamın beş şartından biri olan oruç ibadeti aklı başında ve sağlıklı herkese farzdır. Gece yemek yemek için kalkmaya sahur ya da temşüt denir. Akşam oruç açmak içinse iftar tabiri kullanılır. İftardan sonra Ramazan boyunca yatsı namazı ile kılınan namaza ise, teravih namazı denilir. Yirmi rekat teravih namazıyla yatsı namazı birleşince otuz üç rekat namaz yatsı vaktinde kılınır. Bu ibadetler diğer zamanlardan daha büyük coşku içerisinde gerçekleştirilir.
Mübarek günlerin, özellikle Ramazan ayının çok bereketli bir ay olduğuna inanılır. Ramazanda “iftara çağırma”, ya da “iftarcı alma” en önemli geleneklerdendir. Zengin Ramazan sofraları böylece davetlilerle daha da zenginleşir.
 
7. Bayramlar ve Bayramlaşma

Milli ve dini bayramlar önemli bir yere sahiptir. Milli bayramlardan Cumhuriyet ve 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı büyük coşku içerisinde kutlanırdı. Kutlanırdı diyorum, çünkü köyden büyük ölçüde dışarıya göç olması ve köyde genç nüfus ve onların okul çağında çocuklarının bulunmaması, milli bayramların maalesef kutlanmalarına engel oluşturdu. Köy ilkokulu kapandı, çocuklar günümüzde Belde olan Yeşilöz İlköğretim Okulu’na taşımacılık sistemiyle götürülmeye başlandı. Aşağı yukarı 1940’lı yıllarda eğitime başlanılan 1980’li yıllarda yeterli öğrenci yokluğundan eğitim faaliyeti durdurulan Akçakese Köyü ilköğretim Okulu’ndan bizden büyükler, bizler ve bizim küçüklerimiz diploma aldılar. Şu anda ise, okul binaları köyün sosyal tesisi olarak hizmet vermektedir.
Köy ilkokulunun açık olduğu yıllarda milli bayramlar büyük bir coşku içerisinde kutlanırdı. Adeta Cumhuriyet yeni kurulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi yeni açılmış gibi heyecan ve coşku söz konusuydu. Okul önündeki düzlüğe sıralar çıkarılır, sıralara yaşlılar oturtulur ve çocuklar bütün maharetlerini ortaya koyarlardı.
Çocukları izleyenler içerisinde Balkanlarda, Çanakkale’de, Kafkaslar’da Yemen’de, İnönü’de, Sakarya’da düşmanla göğüs göğüse çarpışmış, vatan topraklarına temiz al kanlarını akıtmış gaziler de vardı. Onlar bizzat dönemin acılarını yaşamış, sıkıntılarını çekmiş ve zor şartlarda Cumhuriyeti kurmuş nesil olduklarından ayrıca gururlu, heyecanlı ve gelecekten umutlu kişilerdi. Okunan bir Cumhuriyet şiirinden ya da Cumhuriyetle ilgili bir piyesten herkesten daha fazla haz alıyorlardı.
 
 


 
Sayfa Üretim süresi :0,0117

© 2009 agadernegi.com
A.G.A (Ankara Güdül Akçakese Köyüne Hizmet Verenler Derneği) http://www.agadernegi.com

Tam Ekran